Kayıtlar

Tangoda Emek-İktidar İlişkisi, Kapitalist ve Kolektivist İş Modelleri

Bu yazıyı öncelikle iki kesim için yazıyorum. Gençler, gelecekte sorumluluk alacaklar için ve Tango’nun müşterisi, tüketicisi, öğrencisi gibi görünenler için. Özellikle Korona Virüs salgını döneminde dans durmuşken biz de düşünsel konulara odaklanabiliyoruz. Şimdi ve sonra ne yapılabilir diye kafa yoruyoruz. Fikirleri paylaşmak Tango topluluğunun gelişimi için gerekiyor. Burada sayıları değil, kavramları ele alacağız. Emek 1: Öğrenmek Tango’ya dair her şeyi öğrenmek; müziği, dansı, tarihi, kültürü, adabı… ve Tango’nun çevresindeki konuları öğrenmek; insan psikolojisini, toplumsal yaşamı, siyaseti… Öğrenmek aktif bir çaba gerektiriyor. İlgi, merak, ihtiyaç ve motivasyon olmadan kimse bu çabaya girmez. Bilenlere sormak, okuluna gitmek, okumak, izlemek, online malzemeleri değerlendirmek, sosyal ortamında bulunmak, bolca pratik yapmak, hatalardan ders almak, Tango’nun çok boyutlu, çok yönlü bir kültür konusu olduğunu görmek, düzenli ve çok miktarda zaman ayırmak gerekiyor. Tango aile içind...

Fresedo Okulu: Melodikler / Romantizm, Akış, Yumuşaklık ve Bütünlük

Resim
  Osvaldo Fresedo (1897-1984) varlıklı bir ailede doğdu ve erken yaşta annesinden müzik öğrenmeye başladı ve bandoneon’a yöneldi. Orkestrasyonda kalsik enstrümanları kullanması ve erken dönemlerde melodik, romantik, bütünsel ve yavaş tarzını ortaya koyması ile Guardia Nueva (1925-1935) döneminin önünü açtı ve Julio De Caro ile birlikte Tango’da “Yenilikçi” oldular. Ama özgünlüğü ve onun tarzını adapte edenlerin de Tango’da ağırlığı olan müzisyenler olması Fresedo’yu hem Yenilikçiler’in içinde hem de ayrı bir ekol olarak sınıflamamıza neden oluyor. Guardia Nueva’dan sonra dahi stilini çok değiştirmedi, Tango’nun hızlanmasına kendini kaptırmadı ve ölçü içindeki 3. vuruşun vurgusunu korudu. Bu nedenle Fresedo’da ve onu takip eden Melodik tango orkestralarında rahat bir şekilde dans etmek her zaman mümkün olmuştur. Orkestra bütünlüğünü kaybetmez, bireysel enstrümanlar ani çıkışlar, beklenmedik sürprizler yapmazlar. Fresedo kendisi bandoneoncu olmasına rağmen kemanları orkestrada öne al...

De Caro Okulu: Yenilikçiler / Armoni, Derinlik, Devinim

Resim
  Julio De Caro (1899-1980) ilk Tango Orkestrasını 1924’te kurdu. Akademik müzik eğitimi düzenlemelerde yeni denemeler yapmasına ve enstrümanları daha özenli kullanmasına olanak veriyordu, armoni bilgisi müziğe derinlik katmasına yardımcı oluyordu. Daha önceki Fundamentals blogunda De Caro’dan ziyadesi ile bahsettik, okumanızı öneririm. Bu yazı boyunca daha birçok önceki bloga yer vermek durumundayım, aksi takdirde çok fazla içeriği burada barındırmam veya tekrar etmem gerekecek. Caminito Milonga / 08-02-2020 / Fundamentals / De Caro, Ekolü ve Arkadaşları De Caro Okulu/Ekolü “Evolutionists” olarak geçiyor. Türkçeleştirmekte kararsız kalıyorum. Evrimciler desem olmaz, devrimciler hiç olmaz, iyice bir kopuştan bahsetmiş olurum. “Yenilikçiler” demeyi uygun gördüm. Bu sınıflama sistemi içindeki zorluklardan bahsetmemiz gerekiyor. Mesela Fresedo, Calo, Demare ve Di Sarli’yi de yenilikçi saymamız mümkün, ama onları Melodik, Romantik yaklaşımlarından dolayı ayrı gruplayacağız. Gelenekçile...

Canaro Okulu: Gelenekçiler / Sadelik ve Ritim

Resim
  Francisco Canaro’nun öncülüğünü yaptığı Geleneksel Tango okulu/ekolü düzenli ritmi temel aldığı için dans edilebilirliği en kolay müzikleri üretti. Francisco Canaro (1888-1964) Uruguay’da doğmuş ve küçük yaşlarda Buenos Aires’e yerleşmişti. Oldukça yoksul bir çevrede yetişmesine rağmen müzik tutkusu ve müzikteki başarısı sayesinde çok zenginleşti. 1935’te kendi sahibi olduğu binada SADAIC’ı (Sociedad Argentina de Autores y Compositores de Música) (Arjantin müzik yazarları ve bestecileri topluluğu) kurdu ve müzik sektöründeki tüm emekçilerin ve üreticilerin haklarını savundu. Gelenekçi Tango’nun karakteristikleri Guardia Nueva döneminde (1925-1935) çok belirgin şekilde gelişti. Tango’ya bandoneon, piyano ve double bass katıldı, Guardia Vieja’da (1925 öncesi) yaygın kullanılan gitar ve flüt artık orkestralarda kullanılmıyordu. Bu şekilde çok daha ileri düzeyde aranjmanlar yapmak mümkün oluyordu ve ayrıca ritim yavaşladı, daha dans edilebilir hale geldi. Ritim 4/4 hızlıdan 4/4 yavaş...

Otorite, Maestroluk, Dil, Kültür ve Türkiye’de Tango

Resim
  Ana fikri baştan söyleyeyim: Öğrenmek için otoriteye ve özel bir maestroya ihtiyacınız yok. Kendi kendinize yetersiniz, tüm dünya zaten sizin maestronuz. Beni okuyanlar alışmıştır, lafı kimi zaman doğrudan söylerim, kimi zaman da dolaştırarak getiririm. Başlığın ve içeriğin birbiriyle ilişki içinde olmasına çaba gösteriyorum. Kimi zaman tutturamadığım ve sınır ihlali yaptığım oluyor, yine de çabamı sürdürüyorum. Tango keyfi açısından daha başlarken Macit Şirin ve Yağmur Pehlivanlı’nın bir performanslarını göstermek isterim. Tango’yu “klasik de klasik, salon da salon!” diye dar kalıplara koymamışlar ve müzikal hissi sahneye güzel taşımış, dışa vurumcu drama ve ifade araçlarını müzikle buluşturmuşlar. 2016’da yaptıkları bir Tango Nuevo performanslarını izliyoruz: Şimdi yazacağım konuya sırası ile El Chino’nun konuşması ve Tango’dan arkadaşlarımız Faysal Tekoğlu ve Macit Şirin ile kısa diyaloglarımız nedeni ile giriyorum. Çünkü her üçü de “Maestro” olarak anılmak istemiyorlar. Başka...